Ne yazık ki hiçbir şeyde ortak paydalarımız yok. İşte size iki ayrı görüş... Konu PATRONA HALİL İSYANI.
Takılan gözlüğe göre bakış nasıl değişiyor.
Takdir sizin.
PATRONA HALİL İSYANI ( A görüşü )
ANLAŞMA METNİNDE GENE "VER, KURTUL!" ZİHNİYETİ HAKİMDİ… NE VAR Kİ, KİRMANŞAH, HAMEDAN, ERDELAN, LURİSTAN, TEBRİZ VE HUVEYZE’Yİ İRAN’A BIRAKMAMIZA RAĞMEN, BİZİM BARIŞ PEŞİNDE OLDUĞUMUZU FARKEDEN İRANLILAR SALDIRILARINA DEVAM ETTİLER...
BUNUN ÜZERİNE DAMAD İBRAHİM PAŞA PADİŞAHI SEFERE KATILMAYA ZORLADI... PADİŞAH TUĞLARI ÇIKTI, KAPIKULU OCAKLARI ÜSKÜDAR’DA ORDUGAH KURDULAR… AMA RAHAT ALIŞMIŞ OLAN PADİŞAH SEFERE GİTMİYECEĞİNİ SÖYLEDİ... YENİÇERİ BAŞI HASAN AĞA, PADİİİŞAHIN KORKTUĞU DUYULURSA, ASKERİN İSYAN EDECEĞİNE İNANDIĞINI BELİRTTİ... NİHAYET 3. AHMED İSTEMİYE İSTEMİYE ÜSKÜDAR’A GEÇTİ.
ANCAK İBRAHİM PAŞA, PADİŞAHIN GİTMEYECEĞİNİ ANLAMIŞTI... KENDİSİ DE KIŞI TOKAT VEYA AMASYA’DA GEÇİRMEYE KARAR VERDİ… ASLINDA SEFERE ÇIKTIĞINA BİN PİŞMAN OLMUŞTU.
İSTANBUL’DA LALE SEFAHATINA DALMIŞ PADİŞAH İLE VEZİR-İ AZAM, DAMAD İLE KAYINPEDER BİR TÜRLÜ RAHATLARINDAN VAZGEÇEMİYORLARDI!.. BU ARADA İBRAHİM PAŞA TEBRİZ’E GİZLİ BİR EMİR GÖNDEREREK OSMANLILARIN ŞEHRİ TAHLİYE ETMELERİNİ İSTEMİŞTİ!..
ŞEHİR TAHLİYE EDİLDİ, İRANLILAR GELİP ŞEHRİ ALDILAR... BU OLAYIN İSTANBUL’DA DUYULMASI, BARDAĞI TAŞIRAN SON DAMLA OLDU!.. İSYANI İBRAHİM PAŞA’NIN RAKİPLERİ HAZIRLAMIŞTI AMA BİR DE 7-8 AYDIR BU SEFAHATE "DUR!" DEMEK İSTEYEN PATRONA HALİL VE ARKADAŞLARI VARDI!.. YENİÇERİ OCAĞINDAN 17 KİŞİ!..
ASLINDA BİR TELLAK OLAN PATRONA HALİL, ARNAVUT ASILLI VE 17. AĞA BÖLÜĞÜNE KAYITLI YENİÇERİ İDİ.
BUNLAR 28 EYLÜL 1730’DA BAYEZİD CAMİİNDEN YALIN KIÇ VE BAYRAKLA YÜRÜYEREK, VE "ŞER İLE DAVAMIZ VARDIR!... ÜMMET-İ MUHAMMED’DEN OLANLAR BAYRAK ALTINA GELSİN!" DİYEREK İSYANI BAŞLATTILAR... PEŞLERİNE TAKILANLAR İLE AĞA KAPISINA GELDİLER… HASAN AĞA BUNLARA KARŞI KOYAMADI. İSYANCILAR YOLLARI ÜSTÜNDEKİ MAHPUSLARI DA SERBEST BIRAKARAK DEVAM ETTİLER.
HASAN AĞA TEBDİL-İ KIYAFET EDEREK ÜSKÜDAR’A GEÇTİ, PADİŞAHI UYARDI... PADİŞAH SARAYA DÖNDÜ... DEVLET RİCALİ LALE SEFAHATİNDEN MAHMURDU… BİR TÜRLÜ TEDBİR ALAMADI. ASLINDA GECE OLUNCA HERKES EVİNE DÖNMÜŞ, İSYANCILAR 40-50 KİŞİ KALMIŞTI... ÜFLESEN DAĞILACAK HALDE İDİLER.
LÜZUMSUZ GÖRÜŞMELER, TARTIŞMALAR İLE VAKİT KAYBEDİLDİ. NİHAYET HALKI PADİŞAHIN ETRAFINDA TOPLANMAK İÇİN SANCAĞ-I ŞERİF ÇIKARILMASINA KARAR VERİLDİ... AMA GEÇ KALINDI… ASİLER SABAH OLUNCA YOLLARI KESTİLER, HALK SANCAĞIN ALTINA KADAR GELEMEDİ BİLE!..
ASİLER DAMAD İBRAHİM PAŞA İLE ONUN DAMADI OLUP TA İLTİMASLA MEVKİ KAPMIŞ OLAN MUSTAFA VE MEHMET PAŞALARIN KENDİLERİNE DİRİ TESLİM EDİLMELERİNİ, TOPLAM 37 KİŞİNİN GÖREVDEN ALINMASINI, KENDİ İSTEDİKLERİNİN OCAK AĞASI VE KADI TAYİN EDİLMESİNDE ISRAR EDİYORLARDI… BİR AMAÇLARI DA ŞEHZADE MAHMUD’U PADİŞAH YAPMAKTI AMA, BUNU DİLE GETİRMEMİŞLERDİ.
PADİŞAH DAMADINI DİRİ VERMEYE KIYAMADIĞI İÇİN, MÜHRÜ GERİ ALDIKTAN SONRA ÜÇÜNÜ DE BOĞDURTTU VE ET MEYDANINA ASİLERE GÖNDERDİ... AMA ASİLER TATMİN OLMADILAR.
SONUNDA 3. AHMED TAHTI 1. MAHMUD’A BIRAKMAK ZORUNDA KALDI… SALTANATI DEVREDERKEN, KENDİ BAŞINA GELENLERİ HATIRLAYIP, YENİ PADİŞAHA,
- " VEZİRİNE TESLİM OLMA!.. DAİMA AHVALİNİ TECESSÜS EYLE!"
DİYE NASİHAT ETMEKTEN KENDİNİ ALAMADI!.. 1. MAHMUD BU NASİHATE UYMUŞ, DAİMA VEZİRLERİNE KARŞI TEMKİNLİ DAVRANMIŞTIR.
ASİLER SADABAD’DAKİ 120’DEN FAZLA KÖŞKÜN YIKILMASINI YENİ PADİŞAHTAN İSTEDİLER... PADİŞAH RAZI OLMAMASINA RAĞMEN, KENDİLERİ GİDİP HEPSİNİ ÜÇ GÜN İÇİNDE YIKTILAR. SONRA BAŞLARINA GELECEKTEN KORKTUKLARI İÇİN PADİŞAHTAN AF DİLEDİLER... NETİCEDE 13 GÜN SÜREN İSYANDAN SONRA, ORTALIK DURULDU!..
BİR SÜRE SONRA, PATRONA HALİL VE AVENESİ SARAYA "HİLAT GİYDİRECEĞİZ!" DİYE ÇAĞRILARAK KATLEDİLDİLER!.. YANİ İSYANCILAR LAYIĞINI BULDU!
TARiHLER şÖYLE YAZAR:
"AYAKLANAN BÜYÜK ŞEHRİN ECLÜF VE EZAZİL GÜRUHU İDİ... VE HEMEN HEPSİ GAYRITÜRK, YÜZDE SEKSENİ ARNAVUT, GERİ KALANI BOŞNAK, LAZ, KÜRT VE ÇİNGENE İDİ... HATTA BULGAR, HIRVAT, RUM ERMENİ VE YAHUDİLERİN AYAK TAKIMI KARIŞMIŞTI... LİDERLERİ BAYEZİD HAMAMI TELLAKLARINDAN ARNAVUT PATRONA HALİL, ONUN MUAVİNLERİ DE MANAV KÜRT MUSLU İLE KAHVECİ ÇİNGENE ALİ İDİ!"
İSYANIN BÜTÜN ELEBAŞLARININ TEMİZLENMESİNE RAĞMEN, BU 13 GÜNDE YAĞMANIN TADINI ALAN YENİ BİR EKİP, DAHA KAPSAMLI BİR İSYAN BAŞLATMIŞ İSE DE, YENİ VEZİR-İ AZAM KABAKULAK İBRAHİM PAŞA ATİK DAVRANMIŞ, HEMEN SANCAĞ-I ŞERİF ÇIKARTMIŞTIR.
BAYRAK ALTINA TOPLANAN HALK VE SARAYIN SİLAHLI ADAMLARI ASİLERİN ÜZERİNE YÜRÜMÜŞ VE YAKALADIKLARINI ÖLDÜRMÜŞLERDİR.
İKİ İBRAHİM PAŞA ARASINDAKİ FARK DİKKATE DEĞER!..
PEKİ, BİZ BUNLARI NİYE BÖYLE ANLATTIK TA, SİZİ ZAHMETİNE SOKTUK?..
OKULLARDAKİ TARİH DERSLERİNDE ANLATILDIĞI GİBİ, HAMAMCI TELLAĞI PATRONA HALİL’İN BAŞLATTIĞI İSYANIN BİR GERİCİ HAREKET OLMADIĞINI; DEVLET DARDA, MİLLET ZORDA İKEN PADİŞAH VE DAMADI VEZİR-İ AZAMIN ZEVK-Ü SAFADA OLMASININ BU İSYANIN ESAS SEBEBİ OLDUĞUNU GÖSTERMEK İSTEDİK.
PEKİ, MATBAA NE OLDU?..
1727’DE ÇALIŞMAYA BAŞLIYAN MATBAA FAALİYETİNE KISA BİR ARA VERDİ... AMA BU PATRONA HALİL VE AVENESİ İSTEDİĞİ İÇİN DEĞİL; MATBAANIN KURULMASINDA İBRAHİM PAŞA’NIN KATKISI OLDUĞU VE DEVAM EDERSE, "ONUN HİÇ BİR İŞİNDEN HAYIR GELMEZ," DİYE TEPKİ GÖRECEĞİ İHTİİMALİYLE İBRAHİM MÜTEFERRİKA BASKI İŞLERİNİ DURDUĞU İÇİN!..
NİTEKİM BİR SÜRE SONRA TEKRAR FAALİYETİNE BAŞLADI VE İBRAHİM MÜTEFERRİKA’NIN VEFATINA KADAR ARALIKSIZ ÇALIŞTI. (1744) ONDAN SONRA DA EL DEĞİŞTİRDİ. KADI İBRAHİM EFENDİ SATIN ALDI VE MATBAA ÇALIŞMAYA DEVAM ETTİ.
DİKKATİNİZİ ÇEKERİM, "GERİCİLİK"TEN SÖZ EDİLEN BİR DÖNEMDE MAATBAAYI BİR KADI ÇALIŞTIRIYOR!..
BU MATBAANIN FAALİYETİNE ARA VERİŞİ KADI İBRAHİM EFENDİ’NİN ÖLÜMÜ İLEDİR... ANCAK BİR MÜDDET SONRA BEYLİKÇİ RAŞİD EFENDİ İLE VAKANÜVİS VASIF EFENDİ SATIN ALDILAR VE SADRAZAM HALİL HAMİD PAŞA’DAN BÜYÜK DESTEK GÖREREK MATBAAYI TEKRAR FAALİYETE SOKTULAR.
PEKİ, HAL BÖYLE İKEN, BİZ NİYE "MATBAAYI TAHRİB ETTİLER!.. GERİCİLER!" FİLAN DİYE OKUDUK BU OLAYLARI?..
NİYE Mİ?.. ORTAOKUL VE LİSE TARİH KİTAPLARINI YAZAN EMİN OKTAY BİR ERMENİDİR DE ONDAN!.. RAHATINA DÜŞKÜN 3. AHMED’İ VE DAMAD İBRAHİM PAŞA’YI MAKBUL GÖSTERİP BİZİ DE REHAVETE SEVKETMEK İSTER DE ONDAN!..
DÖNMELER VE MASONLAR BİZİ HEP BÖYLE REHAVETE, SEFAHATA, BOŞ İŞLERE YÖNELTMEYE ÇALIŞIRLAR!
İNANMADINIZ MI?.. AÇIN DÖNME / MASON BASININ GAZETELERİNİ.. AÇIN DÖNME / MASON MEDYANIN TELEVİZYONLARINI, RADYOLARINI!.. HEP MANKENLERİN, ŞARKICILARIN ÖZEL HAYATI, SAÇMA DİZİLER, İNSANLARI ÇALIŞMADAN ZENGİN OLMAYA TEŞVİK EDEN YARIŞMALAR !.. HEP ŞIKIDIM, ŞIKIDIM ŞARKILAR, TÜRKÜLER!.. ŞİMDİKİ LALE DEVRİ DEĞİL BELKİ AMA, MEDYA DEVRİ!..
HAMAM TELLAKLARI, MANAV ÇIRAKLARI, HATTA ÇİNGENELER BİLE BU GİDİŞİN YANLIŞ OLDUĞUNU GÖRMÜŞKEN; SİZİN BANU ALKAN’IN KÜLOTUNDAN, HAKAN ŞÜKÜR’ÜN TRANSFERİNDEN, ASKER KAÇAĞI TARKAN’IN FRANSA’DAKİ "BAŞARI"SINDAN BAŞKA DERDİNİZ YOKSA; TAKIN ZİLLERİ OYNAYIN!..
***
PATRONA HALİL İSYANI ( B) görüşü
Horpeşteli Arnavut Halil , levendlik ,Rumeli'nde yeniçerilik yapmış , hemşehrileri arasında Patrona ( koramiral) olarak ünlenmişti.İstanbul'da esnaflık yapar , meyhanelerde arkadaşları ile içerdi.1730 yılı Ağustos ayında kadrosunu oluşturdu :
Muslu Beşe , Emir Ali , Ali Usta , Karayılan , Çınar Ahmed , Oduncu Ahmed , Derviş Mehmed , Erzurumlu Mehmed , Küçük Muslu , Kutucu Hacı
Patrona Halil ve zorbaları 28 Eylül 1730 günü , cuma namazı cıkışında Bayezit Camii kapısında üç koldan bayrak açıp şeriat içün herkesi ayaklanmaya çağırdılar.Kapalıçarşı'ya gidip ,kapıları tuttular , dükkanları kapattırdılar.
29 Eylül günü şehirde denetimi ele aldılar.Çingeneler , göçebeler ve birçok başka grup "şeriat isterüz" diyerek yağmalar düzenlediler.
29 ve 30 Eylül günleri , III Ahmed'in yaptırdığı güzelim Sadabad ve diğer imar çalışmaları yakıldı , yıkıldı,
1 Ekimde III Ahmed , yeğeni I Mahmud'a saltanatı devretti.
25 Kasım günü Patrona Halil ve arkadaşları saraya çağrıldı , sünnet odasında öldürüldüler. Cesetleri parça parça saraydan dışarı çıkarılınca , zorbalar korkup dağıldılar.
Bu şekilde , III Ahmet döneminde , Osmanlı İmparatorluğu'ndaki ekonomik canlanma, bilimsel çalışmalar , batı ile yumuşama sürecine de uzun bir süre için ara verilmiş oldu.
Sultan III. Ahmed zamanında (1703-1730) Damad İbrahim Paşanın Pasarofça Barış Antlaşmasının verdiği huzur sayesinde giriştiği kültür ve imar faaliyetleri arasında, Avrupa'nın tesirleri de mühim rol oynadı. Avrupa'nın önemli merkezlerine ilk defa elçiler gönderildi. Böylece Türkler Garp (Batı) medeniyetini sathî de olsa tanımak fırsatı buldular.Yirmisekiz Çelebi Mehmed Efendi ile ile birlikte Paris'e giden Said Çelebi, orada matbaanın önemini kavrayarak, dönüşünde bir Macar mühtedîsi (İslâma girmiş) olan İbrahim Müteferrika ile birlikte, İstanbul'da matbaa kurulması için teşebbüse geçti. Şeyhülislâmın fetvası ve padişahın fermanı ile tasdik edilen rapor neticesinde, Batı'nın bu önemli buluşu Türkiye'ye girdi. Matbaa ile, bir yandan büyük ilim ve kültür eserleri çok sayıda basılıp dağıtılırken, bir yandan da padişah ve sadrazam İstanbul'daki ilim, kültür ve sanat çevrelerini yakından desteklemek suretiyle, bu sahalarda büyük bir canlılık meydana getirdiler. Yalova'da kâğıt, İstanbul'da çini ve kumaş fabrikaları açıldı.
Öte yandan bu barış devresinde, devlet adamları arasında görülen israf ve savurganlık genel bir hoşnutsuzluk doğurdu. Nitekim, Patrona Halil İsyanıyla (1730) Lâle Devri diye de adlandırılan bu devir sona ererken, ilmî gelişmelere karşı gruplar da isyanı destekleyerek pek çok ilmî gelişmenin baltalanmasına sebep oldular.
Patrona Halil'leri unutmayalım.
Çünkü henüz soyları tükenmedi.